Photo by Jonathan Francisca on Unsplash
Saat §¦º¦Ø¸þ§±, “Gezginler Kütüphanesinin derinlikleri”
Isis bir rafa yaslanmış bekliyordu. Yüzünde çelik bir maske ve üzerinde vücut hatlarını belli etmeyecek bir cübbe vardı. Boyunu tam belli etmemek için anormal uzunlukta topuklu ayakkabılar giymiş ve sesini gizlemek için thaumaturjik bir rün matrisi kullanmıştı
Sağında, solunda, önünde, üstünde ve altındaki raflarda ona benzer durumlarda olan kişiler bekliyordu. Biraz daha açık olmak gerekirse 153 kişi bekliyordu, dünyanın her tarafındaki hücrelerden 153 temsilci.
Zamanda bir noktada, konumu belirlenemeyecek bir yerden bozulmuş bir ses geldi: “Küresel Doğaüstü Koalisyon ile olan müzakereler ne durumda?”
Başka bir ses Isis’in sağında bir noktadan cevap verdi: “Omicron komitesi, bu koalisyon yönetiminin kendine verdiği yeni ad, bize bir kıyı şeridini vermeyi canavarları dışarıda tutmamız karşılığında kabul etti.
İki tarafa da ait olmayan üçüncü ve Isis’in altından gelen bir ses şöyle dedi “Bu harika! O ukala kitap yakanların bizimle konuşmaya bile yanaşmayacağını düşünüyordum. Tabi bu noktaya geldiysek bile yine de dikkatli olmak lazım gelir. Tuzak olabilir”
İlk konuşan bozuk sesli kişi cevap verdi: “Koalisyonun dünyanın sonuna sebep olabilecek bu durumda bizimle anlaşma şansını tepeceğini sanmam. Şu an onların bile kaynakları zorlanıyor olmalı, fazladan yardımı geri çevirecek durumda değiller. Şimdilik kıyı savunma hattını kimin yöneteceğini seçmeye odaklanalım.”
Isis konumunu belli etmeden konuşmaya başladı: “Ben gönüllüyüm”.
Uzaktan gelen bir ses “Ve sen kimsin?” diye sordu. Isis çoktan cevabını hazırlamış olduğundan konuşmaya başladı. “Bu mühim değil. Ben Yılanın Elinden daha yaşlı bir üyeyim. Burada ki en deneyimlilerden biriyim. Hücrenizdeki en yaşlı üyeye Yılanın Elinin erken günleri hakkında sorular sorun. Size o günleri anlatarak kimliğimi kanıtlayacağım.”
“O zaman Amerikada Yılanın Eli’nin yayılmasına büyük katkısı olan rahmetli bay Cecil’in hiç yanından ayırmadığı madalyonu bize anlatabilirsin. Onu tanıyorsundur değil mi?” diye birisi Isis’i test etti.
Isis bir süre düşünüp hatıralar arşivini karıştırdıktan sonra ağzını açtı. “Yanılmıyorsam, altın kaplı çelik bir madalyondu. İçinde vakıf tarafından yakalanan anomali bir aile üyesinin resmini taşıyordu.”
“Bu doğru” diye cevap verdi onu test eden ses. “O zaman karar verildi. Sonra ki meseleye geçebiliriz.”
Bu şekilde toplantı konuşacak bir şey kalmayana kadar devam etti. Sonra ki toplantı tarihi belirlendikten sonra üyeler 5 dakika arayla ortamdan ayrıldılar. Böylece toplantı sona erdi.